IRGANDI KÖPRÜSÜ ÇARŞISI

Hakkında

Bursa Tarih ve Kültür Yolu'nun en önemli geçiş noktalarından birisi Irgandı Köprüsü'dür. Gökdere üzerinde Yıldırım ilçesini Osmangazi ilçesine bağlayan, sıra gerdanlıklar gibi dizilen köprülerden en nitelikli ve en önemlisidir.
Irgandı Köprüsü h.846 /m.1442 yılında Pir Ali oğlu Tüccar Muslihiddin tarafından yaptırılmıştır. Tarihi kaynaklarda üzerinde 31 dükkân ve bir mescit ile 2 adet depo(ahır) bulunduğu belirtilen köprü, 1855 depreminde büyük zarar görmüştür. 1922 yılında Yunanlıların şehri terketmesi sırasında ise bombalanarak tahrip edilmiştir. Köprünün 1442'de inşa edilen 31 adet dükkan ve 1 mescitten oluşan arasta yapısından, yaşanan yıkıcı deprem ve bombalamalar nedeniyle günümüze hiçbir şey kalmamıştır. Bu yıkıcı unsurlar dışında köprüye şehrin sahipleri tarafından yapılan beton ve asfalt kaplamalar ve de altyapı elemanlarıyla yıkıcı zararlar verilmiştir.

      Nitelik açısından dünya üzerinde yer alan arastalı dört köprüden (İTALYA: Ponte Vecchio, Ponte Rialto, BULGARİSTAN: Osma Köprüsü, TÜRKİYE: Irgandı Köprüsü) birisi de Irgandı Köprüsü'dür.
    
     Köprü kâr amacından uzak bir sanat köprüsü olması sebebiyle üzerinde hat, ebru, tezhib, minyatür, sedefkârlık, ahşap oymacılığı, nakkaşlık, geleneksel Türk el sanatları, Bursa bıçağı ve metal işleme sanatı, Bursa-İznik yöresi çiniciliği, Bursa dağ yöresi kültürü, Bursa'ya özgü damak tadıyla sunulan mantı, sepet ve köfüncülük, Bursa üzerine oldukça değerli araştırmaların yer aldığı Bursa kitaplarının satış ve teşhirinin yapılacağı mekânlar bulunmaktadır.

      Bursa yöresinin simgesel değerlerini gezip görülecek ve hatta nasıl ortaya çıktığını birebir görerek öğrenme fırsatı yakalanabilecek bir ortamdır bir mekandır.

     Tarihi köprüde sanat atölyeleri, Mantı evi ve resim atölyesi (sergi salonu) bulunup sanatseverlere hizmet vermektedir.

 

     Köprünün Irgandı adını alışı ile olarak köprü başındaki bir tabelada,  şu Evliya Meseli yazmaktadır:Irgamak; oynamak, kımıldamak demektir

    Orhan Gazi Bursa'yı fethettiği sırada Tanrı uğrunda savaşan yiğitlerden biri bu köprü yerinde "çıkayım mı, geleyim mi" diye bir ses işitir. Gazi hemen kılıç çekip "Çık bakalım, ne yapabilirsin" diyerek sesin geldiği bir yere kılıç vurunca vurduğu yerden gürleyip büyük bir hazine meydana çıkarak yer ırgalanıp sallanır, sarsılır. Gazi, hayrette kalarak şaşırır. İki yanına bakarak ne görse iyi? Derenin içi sikkeli altınlarla dolu.

    Hazineyi bulan, hemen koşarak Orhan Gazi'ye olanları anlatır. O da: "Ne hayır ettin! Allah sana kısmet etmiş. Git Bursa'da hayra sarf et." diye emreder. Savaşçı bütün hazineyi evine taşıyarak onda birini devlet hazinesine verdikten sonra kalanı ile büyük bir köprü yaptırır. İşte Irgandı Köprüsü denmesinin sebebi budur.